Gönderen: colakli | 22 Mart 2012

ÇOLAKLI BELEDİYESİ ÇALIŞIYOR!!!!

EVRENSEKİ BELEDİYESİ VE ILICA BELEDİYESİ İMAR UYGULAMALARI İLE HERKESE PARMAK ISIRTIYOR..MANAVGATIN İLK BELDELERİNDEN OLAN ÇOLAKLIDA İSE TARIM ARAZİLERİNDEN DAHA DÜŞÜK İMAR YOĞUNLUĞUYLA TAKDİR TOPLUYOR!! TARIM ARAZİLERİNDE BİLE İSTEDİĞİN ŞEKİLDE EV YAPABİLİRKEN ÇOLAKLININ İMARININ HALA YERİNDE SAYMASI İLGİNÇ..BU BAŞIBOŞ UYGULAMA VE YÖNETİM ZAFİYETİ ÇOLAKLININ KADERİYLE OYNAMAKTADIR..1991 DEN BU YANA BELEDİYE OLAN BİR BELDEYE HALK ARASINDA HALA KÖY DENMESİ MANİDARDIR..ÇOLAKLI HALKININ GERÇEK DEĞERİNİ KAZANMASI İÇİN TÜM BELDE HALKININ BİRLEŞMESİ TEK VÜCUT OLMASI GEREKMEKTEDİR..UNUTMAYIN BU GEÇEN ZAMAN HAYATLARIMIZDAN ÇALINAN DEĞERLERİMİZDİR.ÇOCUKLARIMIZIN KADERİYLE OYNAYAN BU ZİHİNİYETTEN KURTULUP ÇOLAKLININ HAK ETTİĞİ İLERİ VE MODERN BİR ŞEHİRCİLİK ANLAYIŞI İÇİN BELDEMİZİN BÜYÜKLERİNİN BİR ARAYA GELİP BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ PEKİŞTİRMELERİ GEREKMEKTDİR.

UNUTMAYIN ÇOLAKLI HEPİMİZİN V BİR BAŞKA ÇOLAKLI YOK..Görsel

Gönderen: colakli | 26 Temmuz 2011

ÇOLAKLI’DA NELER OLUYOR..

Neden Civar Beldeler de İmar Tıkır Tıkır Uygulanırken Çolaklıda 1 Karış uygulama Yok…

Manavgat Belderinde En Çok Geliri Olan Bir Belediye Nasıl Oluyorda Hizmette En geride..

Mevcut İmar Planında En Şanslı Çıkan Kişiler Kimler Ve Bu Kişiler Hangi Konumlarından Dolayı Şnslılar..

Belde İçerisinde En İşlek Nokta da 3 Eletrik Direği Arasında Sizce Ne Kadar Köşe Vardır Ve Bu Şahaserin Uygulamacısı Kim..

Senelerdir Çözülemeyen Göl Mevkii Davasında Dönen Dolaplar Ve Kirli İlişkiler…

İnsanların Geleceğiyle Nasıl Oynandı..

Kimler Pastadan Faydalandı…

SS 46 Nolu Dolmuş Kopp.da Kardeş Kardeşe Nasıl Düşman Oldu Ve Aslında Olayın İç yüzünde Kimin Parmağı Var..

YUKARDAKİ SORULARA BENZER YÜZLERCE SORU VE KONU KISA BİR SÜRE SONRA BELGE VE GÖRSEL ANLATIMLARLA BU SİTEDE..HEMEN ARDINDAN MANAVGAT YEREL BASINDA…

“Bilerek hakkı bâtıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin.”
BAKARA SURESİ  Ayet 42

Gönderen: colakli | 21 Şubat 2011

Merhaba dünya!

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!

Gönderen: colakli | 26 Haziran 2008

MARS’TA HAYAT

Yoksa Mars’ta hayat mı var?

Anka Kuşu, Kızıl Gezegen’de aradığını buldu

 

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi’nin (NASA) yaklaşık 3 hafta önce Mars’a gönderdiği Phoenix uzay aracının Kızıl Gezegen’in yüzeyinde buz bulduğu açıklandı.

NASA’da görevli Arizona Üniversitesi’nden bilim adamı Peter Smith, Phoenix’ten art arda gönderilen fotoğraflarda, Kızıl gezege’nin yüzeyden, “Dodo-Goldilocks” adı verilen bölgeden alınan beyaz materyelin birkaç gün içinde eridiğini söyledi. Smith, dün düzenlediği basın toplantısında, “Bugün (dün) büyük bir gururla ve neşeyle ilan ediyorum ki aradığımız şeyin izini bulduk. Bu gerçekten de buz, başka bir madde değil” dedi.

Mars’ta su izine rastlanması, yaşam izi konusunda da kilit öneme sahip. Su olması, mikrobik düzeyde de olsa bu gezegende bugün veya geçmişte yaşam olabileceğine ilişkin önemli bir bulgu olarak kabul ediliyor. Araca alınan toprak örneklerinde haftalar boyu sürecek analizlerle buzun yapısı incelenerek, jeolojik tarihi anlaşılacak, ayrıca organik madde aranacak.

KAYNAK : www.haberturk.com


Gönderen: colakli | 03 Mayıs 2008

UZAYDA BRİMİ VAR?

 
 
Evrende yalnız değiliz

Stephen Hawking’den tüyler ürperten iddialar…

 

Stephen Hawking, evrende yalnız olmadığımızı söyledi. Ünlü matematikçi Uzaylılar’ın ilkel yaşamdan modern yaşama geçmeleri halinde nükleer silahları tahrip edebilecek güce gelebileceklerini belirtti.Ünlü matematikçi ve astrofizikçi Dr. Stephen Hawking NASA’nın kuruluşunun 50’nci yıldönümü dolayısıyla George Washington Üniversitesi’nde yapılan panele katıldı. Hawking, panelde dünyada milyarlarca kişinin merak ettiği ve seyircilerin sorduğu "Evrende yalnız mıyız?" sorusuna "hayır" cevabını verdi.

AY’DA YAŞAYACAĞIZ

Dünya dışında bilinmeyen bir yerde yaşamın var olduğunu savunan Hawking, “ Eğer Uzaylılar varsa ve eğer Dünya’ya sinyal gönderebilecek kadar zekilerse, nükleer silahlarla bizi vuracak kadar da zekilerdir “ dedi. Hawking, dünya dışı varlıkların bulunmasının muhtemel olduğunu, ancak zeka seviyelerinin insanoğlundan düşük olabileceğini söyledi. İnsanlığın geleceğinin uzayı feth etmekten geçtiğini belirten Hawking, "30 yıl içinde Ay’da insanların yaşamaya başlayacağından eminim" dedi.

Hawking " Uzaylılar’ın DNA’ları belki de insanlar gibi değildir. Uzaylılar’la karşılaştığınızda dikkatli olun, vücudunuzun direnç gösteremeyeceği hastalıkları onlardan kapabilirsiniz" dedi. Hawking, insan ırkının milyonlarca yıl daha yaşamını sürdürmesi halinde, daha önce hiç kimsenin gitmeye cesaret edemeyeceği yerlere gidebileceğini açıkladı.Kaynak:haberturk


Gönderen: colakli | 09 Nisan 2008

DİKKAT ARTIK BEYNİMİZ GÜVENDE DEĞİL

 
Dünyanın en garip hacker eylemi

Webden bilgisayarlarımıza binbir şey bulaşabilir, biliyoruz. Peki beynimiz güvende mi? Artık değil..

 

İnternet saldırganlarının şimdiye kadarki hedefi genellikle bilişim sistemleriydi. Ancak geçtiğimiz hafta yaşanan bir eylem insanların da kurban olabileceğini ortaya koydu

Halk arasında ‘sara’ olarak da adlandırılan epilepsi, kronik bir nörolojik rahatsızlık. Dünyada yaklaşık 50 milyon kişide bulunan epilepsi, kimi zaman sadece çocukluk yaşlarında görünse de tedavi edilemeyen bir hastalık olduğundan dolayı ömür boyu tekrarlama riskine sahip. Yüzde 70’inin sebebi bilinmeyen bu hastalığa sahip olanların en büyük yardımcılarından biri de internet. Hem bilgilenme, hem de diğer hastalarla tecrübe ve tavsiyeleri paylaşma için web hizmetleri benzersiz seçenekler sunuyor.

Ne var ki geçtiğimiz hafta yaşanan bir olay epilepsi hastaları için aynı internetin korkutucu ve tehlikeli olabileceğini de gösterdi. ABD merkezli Epilepsi Vakfı’nın tartışma forumuna bilinmeyen kişilerce yazılan mesajlar ziyaret eden hastalarda ciddi migren ağrıları ve epilepsi krizlerini tetikledi. Gelen uyarı ve şikayetlerin ardından vakıf birkaç gün tartışma forumunu kapatarak söz konusu mesajları temizledi.

22 Mart tarihinde başlayan eylemde korsanlar otomatik bir yazılım sayesinde foruma içinde hareketli bir resim barındıran mesajdan yüzlerce yolladı. Normal kullanıcılar için sinir bozmaktan başka hiçbir etki yapmayacak bu olay epilepsi hastalarını allak bullak etti. Hareketli, yanıp sönen, parlak renkli ışık ve görsel unsurların bazılarında krizi tetiklediğini bilen siber saldırganlar ‘başarıyı’ yakaladı. Siteye mesaj yağdıran üyelerden birçoğu bu mesajlar yüzünden şifa bulmak için geldikleri sayfalarda krize girmişti!
Yapılan araştırmalarda saldırının kaynağının bir süre önce Scientology tarikatına karşı başlattığı kampanyayla adını duyuran Anonymous adlı grup olduğu ortaya çıktı. Epilepsi hastalarının yüzde 3’ü bu tip parlak ışık ve animasyonlarda krize giriyor.

Radikal

Gönderen: colakli | 01 Mart 2008

ZAMANDA YOLCULUK

 

08.02.2008 19:44

 

İnsanoğlunun en büyük düşlerinden biri olan zamanda yolculuk 3 ay içinde gerçek olabilir

Rus bilim adamları İsviçre’de yapılacak ve evrenin oluşumunu inceleyecek olan 9 milyar dolarlık deneyin bir zaman tüneline yol açacağını iddia etti

Canlı kopyalama, ısmarlama organlar, aya seyahat derken, iki Rus matematikçi, dün bilim gündemine damgasını vuracak bir açıklama yaptı ve “Mayıs ayında gelecekten gelen misafirler için hazırlanın” dedi. İşin aslı ise, fizik biliminin gizemli ayrıntılarında gizli. İsviçre’nin Cenevre kentindeki Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi (CERN), mayıs ayında bugüne kadar yapılmış en büyük fizik deneyini gerçekleştirecek. 4 milyar dolara malolan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (Large Hadron Collider, LHG) ilk kez denenecek. Bu deneyde, atomlar birbirlerine ışık hızına yakın bir hızla çarpışıtırılacak. Ortaya evrenin varolmasına neden olan “Büyük Patlama”nın ilk saniyelerinin küçük bir örneği çıkması bekleniyor. Böylece evrenin kökeniyle ilgili bilgi elde edilecek.

Bilim kurgu değil

Buraya kadar her şey kuantum yani parçacık fiziğinin alanı olarak gözüküyor. Ancak Moskova Steklov Matematik Enstitüsü’nden iki matematikçi Irinia Arefava ve Igor Volovich’e göre bu deney sırasında ortaya çıkan yüksek enerji, zamanda bir kırılma yaratacak. Atom düzeyinde bile olsa bir zaman tüneli oluşacak. Dünyanın sayılı matematikçilerinden Volovich’in bu iddiası bilim dünyasında “rüya ya da bilim kurgu” olarak değil ciddiyetle karşılandı. İddiayı dünyanın sayılı bilim dergilerinden İngiliz NewScientist, kapağına taşıdı.

Tarihe geçecek deney

LHC’deki çarpışmada 7 teraelektronvolt (TeV) miktarında enerji açığa çıkaracak. 1 TeV, bir sivrisineğin uçarken çevresine yaydığı kinetik enerjiye eşit. Ancak bu enerjinin, sivrisineğin 1 trilyonda biri küçüklükte bir alanda ortaya çıktığı düşünüldüğünde, enerjinin büyüklüğü ortaya çıkıyor. Ünlü Alman fizikçi Einstein’in teorisine göre uzay en, boy, yükseklik ve zaman olarak 4 boyuttan oluşuyor. Ve zaman uzayı bir örtü gibi çevreliyor. Yüksek bir enerji, uzayda bozulmaya neden olarak, zamanda bir “tünel” yaratabiliyor.

Bu zaman tüneliyle teoride, geçmişe yolculuk mümkün. Volovich’e göre yüzyıllar veya bin yıl sonra, torunlarımız tarih kitaplarında, CERN’deki deneyi okuyacak. Deneyin ne zaman, kaçta ve nerede yapıldığı hakkında bilgi sahibi olacaklar. Ve o zamanki teknolojiyi kullanarak, açılmış olan “zaman tünellerinden” bizi ziyaret edecekler.

E=mc2

Dünyanın en ünlü formüllerinden biri olan Einstein’in görecelik teorisine göre yeterince ağırlıkta bir kütle veya yeterince büyük bir enerji, uzayda ve onu çevreleyen zamanda bir bozulmaya neden olabilir. Bilim adamlarına göre CERN’deki deney, Einstein’in teorisinde belirttiği kadar bir enerji açığa çıkaracak.

Türkiye de katılıyor

* CERN Enstitüsü’nde yapılacak olan deneyde 2 tonluk dev bir mıknatıs Fransa-İsviçre sınırının 100 metre altındaki 27 km’lik tünele yerleştirilecek.

* 16 metre yüksekliğinde, 17 metre genişliğinde ve 13 metre boyundaki mıknatıs yer altındaki 15 parça ile birleştirilecek.

* 13 yıldan beri hazırlıkları devam eden deneyin maliyeti 9 milyar dolar.

* 36 ülke ve 2 binden fazla fizikçinin yer aldığı projeye Türkiye’den Boğaziçi, Çukurova ve ODTÜ fizik bölümlerinden öğretim görevlileri katılıyor.

 KAYNAK: www.haberturk.com 

Gönderen: colakli | 25 Ocak 2008

BABALARIN EN BABASINA

 

BABAM
 
Dağ gibi heybetin su gibi gönlün,
özünde yörük doğruluktan sözün,
kar olmuş saçlarında yıllardır yükün,
çerkez bakışlı şair ruhlu babam.
 
aç gezdin parasız pulsuz başın dik,
yokluğu bize asla hissettirmedin,
atadan almadın sevgi bizeyse serdin,
hakkını ödeyebilirmiyiz şair ruhlu babam.

 
bir gün bile alın kırıştırmadın,
Allahtandır şer ve hayrın,
bize yetermi acep duaların
bizi bırakma şair ruhlu babam.
 
düğün nişan sünnet  mevlüt durmadan,
nerde cenaze kimdir diye sormadan,
nerde yardım nerde Allah rızası orda babam,
benim de düğünümde para toplarmısın ey babam.
 
senin yanında şiir yazmak ne haddime,
sana mahçubiyettendir bu bir iki kelime,
böyle ata nasip olmaz kimseye,
Alahım sağlık huzur uzun ömür ver aileme
 
mehmet çetin 21 kasım 2007

Gönderen: colakli | 04 Kasım 2007

SEVDANIZI İÇİNİZE ATMAYIN..KAYBETSENİZ BİLE

Hikaye

Bu yazi gerçek bir ask hikayesini anlatmaktadir ve yazilarin hepsi asik delikanlinin günlügünden alinmistir.

LİSE 1.SINIF Ingilizce dersinde yanimda bir kiz oturuyordu onun için "benim
en iyi arkadasim" diyordum..ama ben onun ipek gibi saçlarina bakip onun benim olmasini istiyordum..Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum,
dersten sonra kalkti ve geçen gün sinifta olmadigi için o günün notlarini istedi ona notlari verirken bana tesekkür etti ve yanagimdan öptü.
Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum..

LİSE 2.SINIF Telefonum çaldi, arayan oydu ve agliyordu bana askin nasil kalbini kirdigini anlatti, beni evine çagirdi, yalniz kalmak istemedigini söyledi, bende tabiki gittim, koltuga, onun yanina oturdum, güzel gözlerine bakmaya basladim ve onun benim olmasini diledim,

2 saat sonra Drew Barrymore’un bir filmi basladi ve onu izledik filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi, bana her sey için tesekkür etti ve yanagimdan öptü.

Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok
seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum..

SON SINIF Mezuniyet balosundan bir gün önce yanima geldi ve "çiktigim çocuk hasta ve partiye gelemeyecek" dedi, benimde çiktigim biri yoktu ve
7. sinifta birbirimize söz vermistik eger çiktigimiz biri olmazsa partilere birlikte gidecektik, "en iyi arkadas" olarak. Ve partiye birlikte gittik, o aksam çok güzeldi, her sey yolunda gitti,

partiden sonra onu evine kapisinin önüne kadar biraktim, kapinin önünde ona baktim o da bana o güzel gözleriyle gülümseyerek bakti. Onun benim olmasini istiyordum..

Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum, bana "hayatimin en güzel zamanini geçirdigini" söyledi ve yanagimdan öptü.

Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum..

Günler, haftalar, aylar geçti ve mezuniyet günü geldi çatti.. Sürekli onu izledim onun mükemmel vücudunu seyrettim. Diplomasini almak için sahneye çikarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. Onun benim olmasini istiyordum..

Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum.

Herkes evine gitmeden önce yanima geldi ve aglayarak bana sarildi
sonra basini omzuma koydu ve "sen benim en iyi arkadasimsin, tesekkürler"
deyip yanagimdan öptü.

Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum..

Aradan yillar geçti.. Bir kilisedeyim ve o kizin nikahini izliyorum..evet artik evleniyordu, onun "evet, kabul ediyorum" demesini, yeni hayatina girmesini izledim, baska bir adamla evli olarak.

Onun benim olmasini istiyordum..Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum.

Yeni hayatina girmeden önce yanima geldi ve "nikahima geldin tesekkürler" deyip yanagimdan öptü. Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum..

Yillar çok çabuk geçti..

Su an benim bir zamanlar en iyi arkadasim olan kizin tabutuna bakiyorum, esyalari toplanirken lise yillarinda yazdigi günlügü ortaya çikti.. Hemen günlügünü aldim ve günlükte okudugum satirlar söyleydi..

"Onun gözlerine bakarak onun benim olmasini diledim..Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum. Onu sadece ARKADAS OLARAK İSTEMEDİĞİMİ BİLMESİNİ İSTİYORDUM, onu çok seviyordum ama
söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum..Keske bana beni bir kez sevdigini söyleseydi.."
 

#####Böyle kaybetmektense sevdiginizi söyleyerek kaybedin…#####

kayanak: www.enygecekusueda.spaces.live.com                                                                                   
 
 
Gönderen: colakli | 29 Ağustos 2007

ÇOLAKLI BELDESİ

    BELDE TARİHÇESİ

 

ÇOLAKLI sırasıyla Romalılar,Bizanslılar.Selçuklular ve Osmanlılar egemenliğinde kalmıştır.Hıristiyanlığın Anadolu da yayıldığı M.S.II-VII. Yüzyıllar boyunca Bizans şehri olarak önemini korumuş hatta M.S II yüzyıllarda parlak dönemlerini yaşar biçimde imar görmüş VII yüzyılın ortalarında Arapların sürekli yağma ve saldırıları bölgeyi büyük ölçüde zarara sokmuş, bu duruma engel olmak isteyen Bizanslılar bölgeyi korumak için özel bir donanma kurmuşlardır.Arapların yağma ve baskısına dayanamayan bizanslılar şehirlerini boşaltmak zorunda kalmışlardır.Bizanslılar bölgede her nekadarda küçük guruplar halindede olsa yaşamlarırnı sürdürmeye devam etmişlerdir.

Daha sonra Bölge Selçukluların egemenliğine geçmiş ve bu dönemden sonra bölge tamamen türkleşmiştir.Aslı aşiret olan yöre halkı hayvancılığa müsait olması sebebiyle bölgeye gelmişlerdir.Yazları burada,kışları Torosların eteklerine göçerek yaşamlarını sürdürmüşlerdir.
Çolaklı aşireti önceleri dağınık bir halde konar- göçerdi. Ömürleri sahilden başlayarak Eynif ovası, Akdağ, Melik yaylası, Bakaran-Küpe yaylası, Şakiroğlu çeşmesi, Çorbacı pınarı, Toyalanı, Durak (Kirli) Zekeriya, Huğlu, Mehramkolu (Kayabaşı), Çetmi, Adaköy, Gemboz(Bozova) Toka yaylası arasında geçerdi.Nüfusun çoğu ahşap evlerde veya çadırda yaşardı.Çolaklıda yaşıyan halkın çoğunluğu Avşar boyundan olduğu bilinmektedir. Bunun yanı sıra Karakoyunlu, İğdir,Bozahmetli, Sarıkeçili soylarıda mevcuttur.
Aşiret çoğalınca askerlik , nüfus, mali işler, asayiş konularında bir kısmı Evrenköyü, seki ve Yavrudoğan muhtarlıklarına bağlandılar. İstiklal Savaşından önce aşiret muhtarlığı kuruldu.Aşiret muhtarlığı 1952/1953 yılına kadar devam etti. Çolaklı aşireti, devlet işlerinde adliye, maliye, askerlik,nüfus, eğitim, asayiş vs. hizmetlerinde ise Taşağıl nahiyesine bağlıydı.Çünkü Taşağıl 1930 yılında nahiye yapılmıştı.

Çolaklı aşireti eski devirde köyün ileri gelenlerinden oluşan “İhtiyar heyeti” ve bu heyetin başında bulunan “köy kethüdası” tarafından yönetilirdi.Kethüda’ya kısaca “kahya” denirdi.Köy Kethüdası devlet ve halk arasında ilişkileri sağlardı.

1952 yılına kadar aşiret mührü ile idare edilen Çolaklı aşireti 1952 yılında Seki, Everenköy ve Yavrudoğan (Peri-Zeyve)köylerinden toprak alınarak bağımsız muhtarlık haline getirildi. Böylece aşiret muhtarlığı da sona ermiş oldu. Köy muhtarlığı oldu. İdari yönden Taşağıl nahiyesinden ayrılarak Manavgat ilçesinin merkez köyü oldu.Çolaklı’da il aşiret muhtarının kim olduğu bilinmemektedir Çünkü ilçemizde muhtarlarla ilgili bir arşiv tutulmamış. Bir ifadeye göre Yağlılar mahallesinden “YAĞLIOĞLU” lakaplı birisinin olduğu ifade edilmiştir.

 

Yörükler diğer Türkmen guruplarına göre daha çabuk yerleşik hayata geçtiler .Tarıma daha çabuk uyum sağladılar. Bu hususta devletin büyük teşvik payı vardır. Devlet 1944-1945 yılında Çolaklı, Fettahlı, Perakente, karakeçili, Karakoyunlu vs. gibi bazı aileleri toprağa yerleştirmek mamacıyla toprak dağıttı. Eğribucak, Düzgiren, Çilekli, Gölek gibi ormanlık ve makilik yerleri dağıttı.Amaç, makiliği tarıma açmak, üretimi arttırmaktır. Tarıma açılan bu yerlerde uzun yıllar tarım yapıldı. Arazi sulamak için Devletsu kanallarını döşedi.Su getirildi.Pamuk,susam, kavun, karpuz, buğday ekildi.

Çolaklı sahil kesimde 1973 yılından sonra turizm başladı. Hayvancılık ve çiftçilik gün geçtikçe geriledi.Bazı Köylüler topraklarını otel yapmak isteyenlere sattı yerini turizm aldı.

1989 yılında belde olma hakkını kazanan Çolaklı 1990 yılında yapılan ilk yerel (ara)seçimini yaptı veremsen belde oldu.

Son yıllarda Türkiye’nin Turizmdeki hızlı yükselişinden Çolaklıda payını almış eşsiz güzellikteki uzun kumsalı Antalya ya ve diğer tarihi yerlere yakın olması sebebiyle de turizm yatırımcılarının dikkatini çekmiş bugün sahillerinde 4 ve 5 yıldızlı otellerin yükseldiği bir turizm merkezi haline gelmiştir.

                                                                                                                                                                                                          KAYNAK:www.colakli.bel.tr

    BELEDİYE TARİHÇESİ
 


(İlk Başkan Mustafa ATABAKAN : 3 Eylül 1990-27 Mart 1994)
ÇOLAKLI; 30 Kasım 1989 da 89/36346 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belde olma hüviyetini kazandı. İlk Belediye seçimini 2 Haziran 1990 tarihinde yapılan yerel ara seçimi ile yaptı.(ANAP) Anavatan Partisinin adayı Mustafa ATABAKAN ile (DYP) Doğru yol Partisinin adayı Hasan COŞKUN arasında çekişmeli geçen seçim yarışında oyların eşit çıkması ve yapılan itirazlar sonucu seçim iptal edildi.3 Eylül 1990 tarihinde yenilenen seçimde (ANAP) tan Mustafa ATABAKAN Belediye Başkanı oldu.

2. Dönem: 27 Mart 1994 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Doğru Yol Partisin (DYP) den Hasan COŞKUN Belediye Başkanı oldu. 3.dönem:18 Nisan 1999 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Doğru Yol Partisin (DYP) den Hasan COŞKUN ikinci defa Belediye Başkanı oldu. 4.Dönem:28 Mart 2004 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Adalet ve Kalkınma Partisin (AKP) den Hasan COŞKUN tekrar üçüncü defa Belediye Başkanı oldu.
 
KAYNAK:www.colakli.bel.tr
 
 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

Older Posts »

Kategoriler

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.